TABİP EFENDİ KONAĞI

Cumalıkızık Köyü Eğrek sokak no 15 Yıldırım/Bursa

+90 505 467 14 90

EnglishTürkçe

TABİP EFENDİ KONAĞI

Cumalıkızık

TABİP EFENDİ KONAĞI

CUMALIKIZIK

TARİHİN CANLI HALİ: CUMALIKIZIK

Bursa denildiğinde akla ilk gelen yerlerden birisi Cumalıkızık Köyü’dür. Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, çok sayıda değerli insan yetiştirmiş, zengin kültürel değeler yeşertmiş, birçok geleneğe ana kucağı olmuş, yüzlerce tarihi mimari eserin yer aldığı Bursa’da Cumalıkızık Köyü, nasıl oluyor da bu kadar önemli bir yer tutuyor sorusuna yanıt arayacağız.
Bir belde üzerine yazılan makaleler ve tarih incelemelerinde tuttuğu yer dikkate alındığında, konunun ne denli geniş boyutlu olduğu kolayca görülecektir. Ve söz konusu tarihin canlı hali Cumalıkızık olunca, konunun kapsamı daha kolay anlaşılır
Bu yazımızla, Cumalıkızık Köyü’müze, denize düşen damla misali bir katkımız olursa, hedefimize ulaşmış olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşayacağız.
Bugünü anlamak için tarihe bakmak gerekir. Osmanlı müellifi Yazıcıoğlu Ali’nin Selçukname adlı eserinde, Reşidüddin’den aktardığı bilgiye göre, Oğuz Boyu’nun soyağacı, çizelgede gösterildiği gibidir.


Oğuz Han

Bozoklar (sağ kol) Üçoklar (sol sol)

Gün Han Ay Han Yıldız Han Gök Han Dağ Han Deniz Han

Kayı Yazır Avşar Bayındır Salur İğdir
Bayat Dodurga Beğdili Çavuldur Alayurtlu Büğdüz
Alka Evli Döğer Karkın Çepni Eymür Yıva
Kara Evli Yaparlu Kızık Beçene Üreğir Kınık


Çizelgeden anlaşıldığı gibi Kızıklar, sağ kol denilen Bozoklar’dan Yıldız Han’ın kolundandır.
Kızık, Öztürkçe bir kelimedir ve kuvvetli, ciddi ve yasakta disiplinli anlamında kullanılmıştır.
Kızıklar, Türkistan’dan gelip Anadolu’ya yerleşen bir Boy’dur. Kızık köyleri, 1300’lü yılların başında, kent henüz Bizanslıların egemenliğinde kale içinde küçük bir kent iken kurulmuşlardır. Anadolu’da Kızık adıyla anılar yirmi sekiz köy bulunmaktadır. Bu köylerden yedisi, Uludağ’ın eteklerinde Değirmenlikızık, Fidyekızık, Cumalıkızık, Hamamlıkızık ve Derekızık sıralamasıyla yer almaktadır. Ayrıca, tarihsel belgelerde Bayındırkızık ve Naibkızığı adıyla anılan köylerden birinin selden diğerinin ise heyelandan yok olduğu söylenmektedir.
Cumalıkızık Köyü’nün bulunduğu eski yerleşim mekânı denizden 340 metre yüksekliktedir. Köyün güneyinde Uludağ, batısında Fidyekızık Köyü, doğusunda Değirmenlikızık Köyü, diğer tarafında ise göçlerle oluşan yeni yerleşim alanı vardır ve burası da Cumalıkızık olarak geçmektedir. Farklı tarihsel dönemlerde, Camilikızık, Kızıkşıhlar ve Ortakızık adıyla anıldığı da bilinmektedir.
Erken Osmanlı dönemindeki üretim kayıtlara göre Cumalıkızık’da buğday üretilmekte ve bağcılık yapılmaktaydı. Köyün diğer özelliği, çok sayıda kiraz bahçesinin bulunmasıydı. Başka meyveler de üretiliyordu. Ceviz, kestane ve meşe palamudu, gelir getiren diğer ürünlerdi. Cumalıkızık, Orhan Gazi Külliyesi’ne bağlı bir vakıf köyüydü; vergi ve ticari hayat bu vakfa bağlı olarak gerçekleştirilirdi.
Özellikle tarihi köy evleri, anıt niteliğindeki köy camisi, Cin Aralığı adında, elli-altmış santimetre genişliğindeki en dar sokağı, caminin doğusunda bulunan Zekeriya Hatun Çeşmesi, tek kubbeli hamamı, 18. yy’dan günümüze değin köyde kullanılan ev eşyalarının sergilendiği Cumalıkızık Etnografya Müzesi ve anıt ağaçlarıyla görenleri kendisine hayran bırakmaktadır.
Cumalıkızık’da evler genellikle iki veya üç katlı olarak inşa edilmiştir. Evler, ahşap hatıllı, moloz taş duvar üzerine oturmakta, ikinci ve üçüncü katlar ise almaşık denilen ahşap iskeletli ve kerpiç dolgu olarak yapılmıştır. Çift kanatlı cümle kapısından toprak zeminli ya da kayraktaşı döşeli avluya girilir. Avluda, kiler, ahır, samanlık ve tuvalet yer alır. Dağın eteklerinde yer alan bu köylerde kış mevsimi çok çetin geçtiğinden, daha az yakıtla ısınabilmek için ikinci katların tavanı alçak yapılmıştır; kışın bu kat kullanılır. Yüksek tavanlı üçüncü katlar ise yazlık bölüm olarak kullanılılır. Yaklaşık on evde görülen tepe pencereleri, 17. yy’ın ilk yarısındaki Türk konutlarının özelliğini yansıtmaktadır. Ara kattaki mekânlar Bursa’da ipekçiliğin çok yaygın olduğu 19. Yüzyılda ipek böceği yetiştirmek için kullanılırdı ve bu katlara böcekhane adı verilmiştir.
Evin üst katı günlük yaşamın sürdürüldüğü bölümdür; hayat adı verilen bir dış sofası vardır. Bu sofa günlük işlerin yapıldığı ve kışlık erzakın hazırlandığı, meyve ve sebze kurularının hazırlandığı mekândır. Hayatın etrafında sıralanan her biri ocaklı, sedirli, sergen denilen gömme dolaplı gusülhanedir ve kendi içinde bir daire şeklindedir.
Köylerdeki dini yapılar, orijinal özelliğini koruyamamıştır. Bugünkü yapılar 19. yy özelliğini göstermektedir. Cumalıkızık’daki cami meyilli arazide yer aldığı için kuzey duvarı fevkanidir (yükseltilmiş, yüksekte olan). Dikdörtgen planı, ahşap kırma çatısı, sağdan ve sodan iki kâgir merdivenle çıkılan, camekân içine alınmış beş gözlü ve yuvarlak kemerli son cemaat yeri ve yenilenmiş minaresiyle mütevazı bir köy camisidir. Batı duvarı sokaktan gelip geçmeye engel olmamak için pahlanmıştır. Cümle kapısının üzerinde yer alan ahşap saltanat güneşi figürü Osmanlı mimarisinde 19. yy ortalarından itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Buradakinin orijinal olduğu düşünülüyor.
Cumalıkızık’ın hamamı ise taş duvarlı, kiremit örtülü, üstlerine aydınlatma feneri konulmuş, piramidal çatılı olup, soğukluk, sıcaklık ve tuğladan örülmüş yuvarlak kemerleriyle külhan bölümlerinden oluşmaktadır. Ortasında küçük bir havuz bulunan soğukluğun soyunma birimleri, ahşap peykeler ve ahşap mahfil sağlam durumdadır. Birçok kez onarılan hamam, ekonomik nedenlerle hizmet sunamamaktadır. Oysa sıcaklıktaki mermer halvet korkuluğu ve kurnalardaki pirinç musluk, özenli bir yapı olduğunu gösteriyor.
Köyün güney-doğu yamaçlarında Ihlamurcu bölgesinde ise Bizans bölgesinden kalma kilise ve köprü kalıntıları bulunmaktadır.
Cumalıkızık, su kaynakları bakımından zengin ve verimli topraklar üzerine kurulmuş olup, geçim kaynağını bahçe tarımı oluşturmaktadır. Bu verimli topraklarda narenciye hariç, her türlü meyve ve sebze üretilmektedir. Özellikle ahududu, böğürtlen ve kiraz, en yaygın üretilen ürünlerdir. Köyde her yıl Ahududu Şenlikleri düzenlenmektedir. Eskiden ipek üretimi ve kestanecilik köyün en önemli kazanç kaynağı iken, zamanla ağaçların hastalanması nedeniyle bu sektör yok olmuştur.
Cumalıkızık, 700 yıllık geçmişinde doğal afetlerden ve Türkiye’de, özellikle 1950’lerden sonraki hızlı değişimden kendini koruyabilmişse de, sosyo-ekonomik nedenlerle yaşamın güçleştiği bölgede, özellikle 1970’li ve ‘80’li yıllarda terk ve bakımsızlık gibi bozulmaya neden olan gelişmeler görülmüştür. Nüfusu günümüzde yaklaşık olarak 850 kişi olan Cumalıkızık’ta yıkıntı halindekilerle beraber 290 konut bulunmakta ve bunlardan 180 adedinde aileler yaşamaktadırlar.
Süreç, sosyo-ekonomik ve kültürel dönüşümü beraberinde getirmiş, köylünün tarımsal üretime dayalı ekonomik yaşamı ticarete geçmiştir. Durumun böyle gelişmesinde, andığımız nedenlerin yanısıra turizmi de eklemek gerek.
Cumalıkızık Köyü’nü kendi halinde eskimeye ve yok olmaya bırakmadan, bu tarihsel mirasa sahip çıkmak düşüncesiyle yapılan koruma amaçlı ilk resmi çalışma, köyün 1980 yılında Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Kurulu tarafından koruma altına alınmasıyla başladı. 1981 yılında Cumalıkızık, Kentsel ve Doğal Sit Alanı olarak ilan edilmiştir. Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yoğun destek ve çabalarıyla 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girerek tüm insanlığın kültürel zenginlikleri arasındaki yerini aldı.